Yeni
HMK - 2. Cilt - Dava Çeşitleri • Dava Şartları • İlk İtirazlar Aristo

Açıklamalar ve Yargıtay Kararları EşliğindeHMK - 2. Cilt - Dava Çeşitleri • Dava Şartları • İlk İtirazlar

Liste Fiyatı : 125,00
9786258385397
362545
HMK - 2. Cilt - Dava Çeşitleri • Dava Şartları • İlk İtirazlar
HMK - 2. Cilt - Dava Çeşitleri • Dava Şartları • İlk İtirazlar Açıklamalar ve Yargıtay Kararları Eşliğinde
125.00

Bu çalışma, mütevazi nitelikte uygulamaya yönelik, en güncel ve en yeni tarihli içtihatlardan hazırlanmış olan, HMK.  m.105-117 mevzuat incelemesidir.

Çalışmada bulunan örnekler istinaf özetlerinden alınmıştır.

Çalışmadan özetler;

1. Genel olarak hukuk davalarının kendilerine özgü isimleri bulunmaktadır.  Bu dava isimleri; ya ilgili kanundan ya da nitelikleri gereği uygulamadaki kullanımdan kaynaklanmaktadır. Davaların bu şekilde adlandırılmaları, özellikle uygulanacak maddi hukuk ve usul hukuku kurallarının belirlenmesi bakımından fayda sağlamaktadır. Bunun dışında hukuk davaları, ayrıca belli ölçütlere göre de sınıflandırılmaktadır. Bu sınıflandırmaların, belli grup davalarda geçerli olan ortak ilke ve kuralları belirlemesi nedeniyle hem teorik ve hem de pratik sonuçları vardır. Bahsedilen sınıflandırmalar; mahkemelerden istenen hukuki korumanın kapsamına, dava dilekçesinde istenilen talebin niceliğine, dava konusunun niteliğine göre yapılmaktadır. Mahkemeden istenen hukuki korumaya göre yapılan sınıflandırmada, dava çeşitleri; eda davası, tespit davası ve yenilik doğuran (inşai) dava olarak adlandırılmaktadır.

2. 6100 sayılı HMK’nda mülga 1086 sayılı HUMK’dan farklı olarak dava çeşitleri ayrı bir bölüm hâlinde düzenlemiş ve bazı dava çeşitleri hakkında özel hükümler konulmuştur. Bu kapsamda “Tespit Davası” kenar başlıklı 106. maddesinde “Tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir. Tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır. Maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz” hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere tespit davası; bir hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun belirlenmesi amacıyla açılan davadır.

3. 6100 sayılı HMK’nın 105. maddesinde düzenlenen eda davası ise; davacının dava dilekçesinde, davalının bir şeyi vermesi veya yapması şeklinde olumlu bir edimde bulunma isteğini veyahut da bir şeyi yapmaması isteğini içeren olumsuz bir edimin talep edilebileceği bir dava türüdür. Tespit davasının işlevi ise bir hukuki ilişkinin olumlu ya da olumsuz tespiti olup, bunun ötesine geçemez. Taraflar arasındaki dava konusu hukuki ilişki yönünden “tespit işlemi” aslında her iki davada da vardır. Ancak tespit davasında asıl olan “tespit işlemi” iken eda davasında buna ek olarak bir de “eda bölümü” vardır. Bu nedenledir ki; eda davasının reddine ilişkin hüküm, aslında bir eda hükmü olmayıp, bir tespit hükmüdür. Artık bu hükümle “davacının iddia ettiği hakkın veya hukuki ilişkinin mevcut olmadığı” tespit edilmiştir. Açıklanan nedenlerle eda davası, aynı konuda tespit davasını da içeren daha geniş kapsamlı bir davadır. Bu nedenle 07.07.1965 tarih ve 5/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nda tespit davasının, eda davasının öncüsü durumunda olduğu belirtilmiştir.

Bu eserin hazırlanmasında büyük özveride bulunarak yardımlarını esirgemeyen, Sn. Alihan YENİPINAR’a en içten duygularımla minnet ve şükranlarımı sunarım.

Eserin basımını üstlenen: ARİSTO YAYINEVİ çalışanlarına ve emeği geçenlere çok teşekkür ederim.

Filiz BERBEROĞLU YENİPINAR

  • Açıklama
    • Bu çalışma, mütevazi nitelikte uygulamaya yönelik, en güncel ve en yeni tarihli içtihatlardan hazırlanmış olan, HMK.  m.105-117 mevzuat incelemesidir.

      Çalışmada bulunan örnekler istinaf özetlerinden alınmıştır.

      Çalışmadan özetler;

      1. Genel olarak hukuk davalarının kendilerine özgü isimleri bulunmaktadır.  Bu dava isimleri; ya ilgili kanundan ya da nitelikleri gereği uygulamadaki kullanımdan kaynaklanmaktadır. Davaların bu şekilde adlandırılmaları, özellikle uygulanacak maddi hukuk ve usul hukuku kurallarının belirlenmesi bakımından fayda sağlamaktadır. Bunun dışında hukuk davaları, ayrıca belli ölçütlere göre de sınıflandırılmaktadır. Bu sınıflandırmaların, belli grup davalarda geçerli olan ortak ilke ve kuralları belirlemesi nedeniyle hem teorik ve hem de pratik sonuçları vardır. Bahsedilen sınıflandırmalar; mahkemelerden istenen hukuki korumanın kapsamına, dava dilekçesinde istenilen talebin niceliğine, dava konusunun niteliğine göre yapılmaktadır. Mahkemeden istenen hukuki korumaya göre yapılan sınıflandırmada, dava çeşitleri; eda davası, tespit davası ve yenilik doğuran (inşai) dava olarak adlandırılmaktadır.

      2. 6100 sayılı HMK’nda mülga 1086 sayılı HUMK’dan farklı olarak dava çeşitleri ayrı bir bölüm hâlinde düzenlemiş ve bazı dava çeşitleri hakkında özel hükümler konulmuştur. Bu kapsamda “Tespit Davası” kenar başlıklı 106. maddesinde “Tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir. Tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır. Maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz” hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere tespit davası; bir hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun belirlenmesi amacıyla açılan davadır.

      3. 6100 sayılı HMK’nın 105. maddesinde düzenlenen eda davası ise; davacının dava dilekçesinde, davalının bir şeyi vermesi veya yapması şeklinde olumlu bir edimde bulunma isteğini veyahut da bir şeyi yapmaması isteğini içeren olumsuz bir edimin talep edilebileceği bir dava türüdür. Tespit davasının işlevi ise bir hukuki ilişkinin olumlu ya da olumsuz tespiti olup, bunun ötesine geçemez. Taraflar arasındaki dava konusu hukuki ilişki yönünden “tespit işlemi” aslında her iki davada da vardır. Ancak tespit davasında asıl olan “tespit işlemi” iken eda davasında buna ek olarak bir de “eda bölümü” vardır. Bu nedenledir ki; eda davasının reddine ilişkin hüküm, aslında bir eda hükmü olmayıp, bir tespit hükmüdür. Artık bu hükümle “davacının iddia ettiği hakkın veya hukuki ilişkinin mevcut olmadığı” tespit edilmiştir. Açıklanan nedenlerle eda davası, aynı konuda tespit davasını da içeren daha geniş kapsamlı bir davadır. Bu nedenle 07.07.1965 tarih ve 5/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nda tespit davasının, eda davasının öncüsü durumunda olduğu belirtilmiştir.

      Bu eserin hazırlanmasında büyük özveride bulunarak yardımlarını esirgemeyen, Sn. Alihan YENİPINAR’a en içten duygularımla minnet ve şükranlarımı sunarım.

      Eserin basımını üstlenen: ARİSTO YAYINEVİ çalışanlarına ve emeği geçenlere çok teşekkür ederim.

      Filiz BERBEROĞLU YENİPINAR

      Stok Kodu
      :
      9786258385397
      Boyut
      :
      16x23,5
      Sayfa Sayısı
      :
      170
      Basım Yeri
      :
      İstanbul
      Baskı
      :
      1
      Basım Tarihi
      :
      Ekim 2022
      Kapak Türü
      :
      Karton Kapak
      Kağıt Türü
      :
      1. Hamur 80 gr.
  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat